Money Aidat Borcu Sorgulama
Event Etkinlik Takvimi
Survey Anket

Web Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

İstatislik Sayfa İstatisliği
  • Online Kişi   : 2

  • Kişisel           : 184869

  • Toplam         : 2517689

Köşe Yazarı › Yücel CAN › WASHİNGTON’DAN TRUMP’A KISA BİR SEYAHAT
1064 kez okundu
09/02/2017

Yücel CAN / WASHİNGTON’DAN TRUMP’A KISA BİR SEYAHAT


ABD ve Batılı Ülkelerin daha fazla demokrasi ve insan hakları adına yaptıkları artık inanç yitirerek mide bulandırmaya, can sıkmaya tepkiye, dahası güven bunalımına neden olmaya başladı. İşte Afganistan, Bosna Hersek, Filistin, Irak, Suriye…
Bu durum zaman zaman da ülke yönetimin iç müdahalesine kadar gitmektedir. Hafızalarda tazeliğini koruyan 15 Temmuz… gibi.
Peki, kim yapıyor bunları? Dünyanın Süper Devleti Osmanlı adildi, müsamahakâr idi. Ya şimdikiler?
Kim bu süper güçler, kim bu demokrasi ve insan hakları havarileri, kim bu ısırdığı yerin kirasını isteyenler?
ABD, İsrail, AB Ülkeleri, Rusya… Bilinenler bu kadar mı? Düşmanlığını gizlese de saklayamayan Yunanistan, dünyanın büyüyen devi Çin ve kendine verilen roller ve çıkarları doğrultusunda İran, birleşik Arap Emirlikleri, Mısır gibi İslam Ülkeleri, Balkan Ülkeleri ve…
Mutabık kalınan bu devletlerin başında ABD’nin geldiğinden birçok kimse hem fikir olsa gerek.
ABD ya da Birleşik Devletler elli eyalet ve bir federal bölgeden oluşan bir federal anayasal cumhuriyettir. Birçok millet ve ırktan oluşan bu ülkenin vatandaşlarına Amerikalı veya Amerikan denir, Resmî kuruluş tarihi 4 Temmuz 1776’dır. Yani 1776 öncesinde ABD yoktu da denilebilir. Nasıl mı?
Amerika Kıtası'nın 1492'de Avrupalılar tarafından keşfinden sonra İspanyollar, Portekizliler, Fransızlar ve İngilizler, buradaki yerli halkların aleyhine toprak sahibi oldular. Avrupalılar, Amerika'daki topraklarını genişlettikten sonra, İngiltere başta olmak üzere çeşitli ülkelerden göçmenler alıp buralara yerleştirerek koloniler kurdular. 18. yüzyıl ortalarında, bu kolonilerin sayısı 13'e yükseldi ve bu On üç Koloni, Amerika Birleşik Devletleri'nin temelini oluşturdu. Amerika Kıtası, insanlar için yeni olanaklar ve yeni bir hayat sağladı. Daha sonra, bu koloni sistemi sömürgecilik politikasına dönüştü.
1756-1763 yılları arasında İngiltere'nin Avusturya, Fransa ve Rusya ittifakıyla yaptığı savaşlar (Yedi Yıl Savaşları), İngiliz maliyesi üzerinde ciddi bir yük oluşturmuştu. İngiltere'nin mali yükünü gidermek amacıyla yeni vergiler koyması, Amerika'da kolonilerin tepkisiyle karşılaştı. Koloniler yüksek vergiler ödeyip, karşılığında hiçbir şey alamamaktan rahatsızlardı. Çay ihracatına gelen yüksek ek vergiyle koloniler, 18. yüzyıl ortalarından beri hazır oldukları bağımsızlık mücadelesini hayata geçirdiler. Savaşın başlarında George Washington, Thomas Jefferson tarafından kaleme alınan ve özgürlük isteklerini dile getiren Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'ni yayınladı (4 Temmuz 1776). Sonradan 4 Temmuz günü ABD bağımsızlık günü olarak kabul edilmiştir.
Altı yıl süren savaş sonunda, George Washington komutasındaki koloni güçleri tarafından yenilgiye uğratılan İngiltere geri çekilmiş ve 1783 yılında Paris antlaşmasıyla 13 koloninin bağımsızlığını kabul etmiştir. Bağımsızlıklarını ilan eden koloniler, içişlerinde serbest eyaletlerden oluşan Amerika Birleşik Devletleri'ni kurdular (1787). 1789'da Anayasanın tamamlanıp onaylanmasıyla yeni bir ulus ve Amerikan üst kimliği doğdu. Amerika Birleşik Devletleri, ülkeyi anayasayla yöneten bir Başkanın seçimle iş başına geldiği ilk modern demokratik cumhuriyet olarak bilinir. Amerika'da hükümet, halk hükümetidir, halk tarafından kurulur. Anayasa, kişilerin hak ve hürriyetlerini teminat altına almaktadır. Bu hak ve hürriyetler, 1791'de anayasaya eklenen ve İnsan Hakları Beyannamesi adı verilen ilk on değişiklikte belirtilmektedir. Anayasa, hükümetin yetkilerini üçe ayırmıştır: Başında başkan olan yürütme, Senato ve Temsilciler Meclisi olmak üzere kongrenin her iki kanadını ihtiva eden yasama ve başta yüksek mahkeme olmak üzere yargıdır. Genelde ülke yönetiminde Cumhuriyetçiler üstündür. 1993-2001 yılları arasında Demokratlar hem Temsilciler meclisinde hem de Beyaz Saray'da üstünlük kurdular. Her eyalette yürütme kuvvetinin başında bir vali vardı.

ABD ilk başkan partisiz George Washington’dur. Başkanlıkta partisiz, federalist, 4 demokratik cumhuriyetçi, whig, demokrat, cumhuriyetçi partilere ait başkanlar görev yapmıştır. Osmanlı’nın son dönemlerinde ve Türkiye’nin kuruş dönemleri öncesinde Wilson ilkelerini ( Woodrow Wilson ABD Başkanı) nerdeyse bilmeyenimiz yoktur. Yakın tarihi 1950 yılından beri aldığımızda dikkat çeken tarihi olaylarda Küba ve Vietnam Savaşı dendiğinde John F. Kennedy, Vietnam Savaşı dendiğinde Lyndon B. Johnson akla gelir. Bu kadar mı? Afrika, Afganistan, Filistin, Bosna Hersek, Libya, Lübnan, Kuveyt, Irak, Suriye… Ortadoğu, Asya, İslam Coğrafyasının kanlı haritasının maharetli eli! ABD’dir. Baba ve Oğul Bush daha fazla hürriyet ve demokrasi adına İslam coğrafyası adeta can çekişir hale getirildi.
Barack Hussein Obama…
ABD'nin 44. devlet başkanı seçilmiş, demokrat partiden, 20 Ocak 2009 tarihinde bu görevi George W. Bush'tan devralmış, ABD’nin ilk siyahi başkanı, Müslüman ama dindar olmayan bir anne ve üvey baba ve kendisi Protestan olan Hüseyin Barack Obama Müslüman ve Hüseyin ismi ile İslam Alemi için ümit olduysa da geldiği günden bugüne kadar tarih adına akıtılan kanlarda imzası olması Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için dökülen kanlardan hiç de geri kalmadı. Sahte Arap Baharı, Filistin, Mısır, Libya, Lübnan, Yemen, Mısır, Irak, Suriye… hep O’nun eseri. Bu kadar mı?
15 Temmuz… Başka… FETO, DAİŞ, PKK, PYD.. gibi terör örgütlerinin ya kurucusu, ya hamisi, ya destekçisi…
Tarihi çirkinleştiren, tarihi yanıltan, kan ve gözyaşının adresidir Barack Obama. Müslüman ismi de Hüseyin ismi de yakışmadı; O -Barack Obama’dır. Tarihi çirkinleştiren, tarihin nefretle anacağı bir başkandır Obama…
Donald John Trump… Son ana kadar Demokratların Hillary’sini Feto’nun da desteğine rağmen birçok soru işaretleri ile de olsa cumhuriyetçiler adına Amerika Birleşik Devletleri'nin 45. devlet başkanı seçilmiştir Trump…

Tüm Yazılar için Tıklayınız